Deniz Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.


4 Nisan 1953 TCG Dumlupınar

1953 yılı… 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece, Dumlupınar denizaltısı Ege’de katıldığı NATO tatbikatından geri dönüş yolunda, Çanakkale Boğazı’ndan içeriye giriyordu.
Sisli ve rüzgârlı gecede su üstü seyri yapan denizaltının rotası Gölcük’teki Denizaltı Komutanlığı ana üssüydü. Dumlupınar; manevralar boyunca iki gün sualtında kalmış, üstün başarı gösteren gemi personeli yerli yabancı tüm komutanların takdirini kazanmıştı.

Yorgun, ama bir o kadar da gururlu 86 denizci, kendilerine yeni bir görev verilinceye kadar sevgilileri olan denizden ve gemilerinden ayrılıp, eşlerine, ailelerine kavuşmanın heyecanı içerisindeydiler. Ne var ki saatler 02.15 i gösterdiği sırada, Çanakkale Boğazı’ndaki Nara Burnu dönülürken, Türk denizaltıcılık tarihinin belki de en acı kazası yaşandı. Dumlupınar, İsveç bandıralı Naboland Şilebi ile Boğaz’ın orta yerinde çarpıştı.

Ve onlardan geriye son konuşmaları kaldı…

Aşağıdan gelen son sesler:

— Alo Dumlu.
— Evet, Dumlu.
— Ben Üsteğmen Suat Tezcan.
— Evet, efendim ben Selami.
— Selami nasılsınız, biz geldik, şimdi bana durumu anlat.
— Efendim dizellerden yara aldık, manevra dairesinde yangın çıktı, bataryayı sıfıra alarak kıç torpido dairesine geçtik, şimdi manevra dairesi su ile dolu.
— Kaç kişisiniz orada?
— 22 kişiyiz.
— Diğer dairelerle irtibatınız var mı?
— Yarım saat evvel kıç batarya dairesi ile konuştum, şimdi cevap vermiyorlar.
— Tamam Selami, endişelenmeyin kurtaracağız sizi. Yalnız basınç altındasınız, oksijeniniz kısıtlı, gerekmedikçe konuşmayın ve sigara içmeyin. Arkadaşlarıma emrimi aynen ilet.
— Emredersiniz Komutanım. Efendim manometre 267 kadem gösteriyor doğru mu?
— Selami Kurtaran geldi şimdi kurtarma işine başlanıyor, ben biraz sonra yine gelirim.
— Peki efendim…
(Yalnız Selami Astsubay bu soruyu tekrarlar.)
— Komutanım, Manometremiz 267 kadem gösteriyor doğru mu?

(Bu Denizciler için çok açık bir ifade, 267 kadem demek doksan küsür basınç altında, o anki Denizaltıdan anlaşıldığı üzere kurtuluş olmayacaktır.)

(Aradan bir kaç saat geçer, kurtarma çabaları başarısızlıkla sonuçlanınca Üsteğmen Suat Tezcan son bir kez daha arar kurtarma gemisinden moral vermek amaçlı; fakat kurtarma için ümitler kesilmiştir.)

— Alo Selami, ben Üsteğmen Suat.
— Emredin komutanım!
— Selami, arkadaşlarıma emrimi aynen ilet;
— Konuşabilirler… Şarkı söyleyebilirler… Sigara içebilirler…

(Astsubay Selami ve 22 Denizci bu emrin ne anlama geldiğini çok iyi biliyorlardı. 22 Denizci tek yürek olmuş, Çanakkale sularından, Denizaltıdan son ses duyuldu;

— Anlaşıldı komutanım, Sizler sağ olun! Vatan sağ olsun!
O andan itibaren oksijen bitinceye kadar 72 saat hayatta kaldılar ve “Ah, bir ataş ver cigaramı yakayım, sen sallan gel ben boyuna bakayım…” türküsünü söyleyerek büyük bir tevekkülle son nefeslerini verdiler. Son sözleri “ Vatan Sağ Olsun! ” diyerek şehit olan 81 denizcimiz bugün Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde ebedi uykularındalar.

Deniz Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Saygılarımızla,
DEFMED Yönetim Kurulu
DEFMED (D.E.Ü. Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği)